Orhan Veli Kanık’ın Yalnız Seni Arıyorum’una Dair

İlk defa 2014 yılında Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan bu derleme, Orhan Veli’nin, ”Bir de sevgilim vardı, pek muteber; İsmini söyleyemem, Edebiyat tarihçisi bulsun.” deyip adını gizlediği tek büyük aşkı Nahit Hanım’a yazdığı mektuplardan oluşan bir derleme.

Kitap hakkında

Tutkulu ve bekleyişle dolu buruk bir aşk hikayesi. Buruk, zira Nahit Hanım Ankara’dadır, Orhan Veli Kanık ise İstanbul’da, zorlu ve çetrefilli mektuplaşmalar geçer aralarında. Kitabın içinde yolculuğunuzu sürdürürken, hem Orhan Veli’yi daha yakından tanıyacaksınız hem de onun İstanbul’a ve yakın çevresine bakışını gözlemleme şansınız olacak. Ayırca hala şiirlerinin okunduğu, hakkında lise sıralarında eğitim verilen Garip Edebiyatı’nın kurucusu Orhan Veli Kanık’ın yaşadığı yoksulluklarla geçen yıllarını anlatıyor. Zaman geliyor, mektupları için pul alacak parası kalmıyor, zaman geliyor mektuplarını almak için yaşadığı Sarıyer’den İstanbul’a inecek parası kalmıyor. Tüm bu zorlukların içinde, kalbinde ve aklında sımsıkı tutunduğu bir aşkı var Orhan Veli’nin belki de aynı ölçüde karşılık alamadığı.

Bilinmez Nahit’e mi aşıktı yoksa aşık olmaya mı, lakin şu var ki ”Aşk Resmi Geçidi” adlı hayatına girmiş olan 10 kadından bahsettiği ancak yarım kalan bu şiirinde;

”Gelelim sonuncuya.

Ona bağlandığım kadar

Hiçbirine bağlanmadım.

Sade kadın değil, insan.

Ne kibarlık budalası,

Ne malda, mülkte gözü var.

Eşit olsak, der

Hür olsak, der

İnsanları sevmesini de bilir,

Yaşamayı sevdiği kadar…” mısralarıyla bahsettiği kadının Nahit Gelenbevi olduğu söyleniyor.

Bugünlerde derlemeye gelen çoğu eleştiri şu şekilde; böylesine özel mektupları, hatta daha önceden yayınlanması istenmemiş mektupları yayınlamak ne kadar doğru? Murat Yalçın’ın kitabın başında buna dair bir yazısı var. Tabii ki tartışmaya açıktır, ancak yayınlanamasaydı belki de asla bilemeyeceğimiz, tadamayacağımız bir şeydi Orhan Veli’yi bu kadar yakından görmek. Onun şiirlerini daha iyi anlamak. Zira, derlemede mektuplarla birlikte Nahit Hanım’a gönderdiği şiirler de yer alıyor. Hatta bazı mektupların eski alfabe ile yazılmış orijinal hali de bulunuyor.

Orhan Veli’nin kısa ömrünün son demlerine tanık olduğumuz, son yıllarında bekleyişle geçirdiği aşkını, korkularını, sıkıntılarını ilk elden, Orhan Veli’nin kendi kaleminden okuyoruz. İşte tam da bu yüzden ”Yalnız Seni Arıyorum” okunması gereken bir eserdir.